EYÜP SULTAN KÜLLİYESİ

EYÜP SULTAN KÜLLİYESİ

Eyüp Semtinin merkezinde, Haliç kenarındadır. Külliye, camii , türbe, hamam ve günümüze ulaşmayan medrese ve imaretden oluşmaktaydı. Külliyenin ilk inşa edilen kısmı türbedir. Bu türbe, sahabe olan ve Hz. Muhammed'i Medine'ye ilk geldiğinde evinde misafir eden Hz. Ebu Eyüb el-Ensari'ye aittir. Halk

arasında "Eyup Sultan" olarak isimlendirilen bu zat, Emevilerin 668-669 daki İstanbul kuşatmasına katılmış ve şehid olmuştur. Mezarının bulunduğu yer İstanbul'un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmed'in hocası Akşemseddin tarafından bir rüyada keşfedilmiştir. Fatih, bu mezarın üzerine türbe inşa ettirmiştir.

1459 yılında ise yine Fatih Sultan Mehmed tarafından, türbenin yanına cami, medrese, imaret ve hamam yaptırılmış, böylece külliye oluşmuştur.

Yaptınlan bu ilk cami 1766 depreminde çok büyük zarar görmüş ve tamir edilemeyeği anlaşılınca, Sultan III. Selim tarafından 1798'de tamamen yıktırılmış ve yerine yeni bir cami yaptırılmıştır. Bu yeni camü 1800 yılında tamamlanmış ve padişahın da katıldığı bir törenle ibadete açılmıştır. Günümüze kadar ulaşmış bulunan, bu ikinci camidir.

Caminin 17.50 metre çapında bir ana kubbesi ve 1723 yılında eskilerine göre daha uzun olarak inşa edilen iki minaresi vardır. Camii içi süslemeleri oldukça sadedir. Bu açıdan 18. yüzyıl camilerinden farklıdır. Ama mihrabındaki altın yaldızla kaplanmış süslemeler dikkat çekicidir.

Külliyenin en önemli öğesi, diğer bütün külliyelerden farklı olarak, türbedir. Türbe sekizgen planlı ve tek kubbelidir. Türbe dışındaki ve iç duvarlarındaki çiniler, ahşap sandukanın üzerindeki simle işlenmiş yazılarla süslü örtü ve sandukanın önünde bulunan saf gümüşten korunağın herbiri, birer sanat şahaseridir.

Külliyeye dahil olan hamam günümüze kadar ulaşabilen en eski Osmanlı hamamıdır. Medrese ve imaret ise günümüze ulaşmamıştır. Ayrıca, Eyüb Sultan'a verilen büyük değerden ötürü, bir çok kimse mezarının burada olmasını istemiş; bunun neticesinde de külliyenin etrafı yüzlerce yıl boyunca türbe ve mezarlarla kaplanmıştır. Etrafında bulunan bu türbeler ve mezarlar, Külliyeye ayrı bir özellik kazandırmıştır.

Eyüp Sultan Külliyesi ve özellikle de türbesi tarih boyunca hep olduğu gibi, bu gün de hem İstanbul, hem de diğer şehirler de yaşayan bir çok insan için çok önemli bir ziyaretgahtır. Tahta çıkan padişahların kılıç kuşanma törenlerinin de yapıldığı bu mekan sadece halk için değil, devlet ricali için de önemli olmuştur. Aynca mistik havası ile İstanbul'un veçhelerinden birinin temsilcisidir.

REKLAM ALANI
Üye Ekranı
Kullanıcı Adınız :
Şifreniz :
Çok Okunanlar
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR
Copyright © 2009 İstanbul Tanıtım.
Sitemizdeki içerikler bilgilendirme amaçlıdır ve resmi nitelik taşımamaktadır.Sitemizdeki resim ve yazıların her hakkı saklıdır